Klonlama
Klonlama, bir organizmanın genetik olarak aynı kopyasının oluşturulmasıdır. Aseksüel reprodüksiyon olarak da tanımlanan bu yöntemde fertilizasyon yer almamaktadır. Doğada bazı bitki ve böcek türlerinin üremesinde normal olarak gözlenen bu duruma, insan ve memeli hayvan türlerinde ise, tek yumurta ikizliklerinde rastlanmaktadır.
Erken dönem embriyolarda, oluşan hücrelerin herbiri yeni bir canlı oluşturabilecek yapıdadır. Bu hücrelerin birbirinden ayrılarak ikizlik, üçüzlük, dördüzlük vb oluşturulması metoduna “Embriyonik Klonlama” adı verilmektedir. Fakat embriyonun genetik özelliklerinin tam olarak bilinmemesi ve hücre sayısı arttıkça yöntemin başarı şansının düşmesi, embriyonik klonlamanın geniş kullanım alanı bulmasını sınırlamıştır.
Klonlamanın diğer bir yöntemi olan "Somatik Hücre Nukleus Transferi", ilk kez 1996 yılında Dolly adlı bir kuzunun doğumuyla gündeme gelmiştir. Bu yöntem; bir canlıya ait somatik bir hücrenin, genetik materyali çıkartılmış bir oosit (yumurta hücresi) içerisine yerleştirilmesi ve bu hücre nukleusunun yeniden programlanması sayesinde somatik hücresi kullanılan canlının genetik olarak aynısını oluşturacak bir embriyo haline getirilmesini kapsamaktadır. Elde edilen embriyoların taşıyıcı hayvanlara transferi ile klon yavrular doğmaktadır.
Biyoteknolojik yöntemler içerisinde çok önemli bir yer alan bu yöntem sayesinde, gerek hayvancılık alanında, gerekse insan sağlığını ilgilendiren birçok alanda önemli ilerlemeler sağlanabilir. Bu açıdan, özellikle son 10 yıl içerisinde bu konuya çok fazla ilgi duyulmakta ve çok önemi araştırmalar gerçekleştirilmektedir.
Türkiye'de hayvan ıslahında kullanılan biyoteknolojik yöntemler içerisinde ilk yer tutan sun'i tohumlama yanında embriyo transferi ve in vitro fertilizasyon konusunda da araştırmalar ve uygulamalar gerçekleştirilmektedir.
Klonlama konusunda yapılan çalışmalar sonrasında ülkemizde ilk gebelikler; İstanbul Üniversitesi, Veteriner Fakültesi, Dölerme ve Sun’i Tohumlama Anabilim Dalı’nda Prof.Dr.Sema Birler başkanlığındaki bir ekip tarafından koyunlarda elde edilmiştir. Gebeliklerin sorunsuz devam etmesi durumunda ilk klon yavruların doğumu Kasım ayı sonlarında beklenmektedir
Artık İnsanlar da mı Klonlanacak?
Teknolojik ve bilimsel gelişimler sonucu insanlar şimdiye kadar bir çok yarar sağladı. İnsanlık için dev adımlar atıldı. Ama her tür gelişmenin insanlık için yararlı olacağını söyleyemeyiz. Teknolojinin ve bilimin hangi insanlar tarafından ve ne amaçlarla kullanıldığı, teknolojik ve bilimsel gelişmelerin yararlı olup olmadığını belirler. İnsanların klonlanması heyecan verici bilimsel bir gelişme. Ancak insan klonlamanın ne tür sonuçlar yaratacağını şimdiden kestirmek güç.
DNA Nedir?
<******>resimKo("03.0251.3.dna.jpg", 100, 75, "sag", "zoom", 428, 321, "DNA molekülü canlıyla ilgili tüm bilgiyi içinde barındıran çift sarmallı büyük bir moleküldür.", "")******>
| |
 |
 |
 |
DNA molekülü canlıyla ilgili tüm bilgiyi içinde barındıran çift sarmallı büyük bir moleküldür. | | DNA, deoksiribonükleik asit denilen çok karmaşık bir kimyasal maddenin kısa yazılımıdır. Deoksiribo (D), nükleik (N), ve ait (A) yani DNA. DNA çok uzundur. Tıpkı kıvrılmış bir merdivene benzer. Canlıya ait tüm bilgi DNA üzerinde saklıdır. Canlının nasıl görüneceği, ne yiyeceği, nasıl büyüyeceği ve nasıl bir yerde yaşaması gerektiği hep DNA tarafından belirlenir.
Tüm Canlıların DNA sı vardır. İnsanların, ağaçların, kedilerin, sivrisineklerin, elmanın hatta bizi hasta yapan mikropların da DNA'sı vardır. Bazı canlıların DNA'sı büyüktür, bazı canlıların DNA'sı küçüktür, çünkü bazı canlılar DNA'dan daha çok komut almak zorundadır, bazıları da daha az komut almak zorundadır.
Hücre Nedir?
<******>resimKo("03.0251.3.hucrezari.jpg", 100, 75, "sol", "zoom", 428, 321, "Hücre içinde farklı işler yapan organeller vardır. DNA hücre çekirdeğinde bulunur.", "")******>
 |
|
 |
 |
Hücre içinde farklı işler yapan organeller vardır. DNA hücre çekirdeğinde bulunur. | | Bütün canlıların yaşayan en küçük canlı birimine hücre denir. Onu ilk defa 1665 yılında İngiliz bilim adamı Robert Hook, mantar dokusunda gözleyerek, boşluk anlamına gelen hücre sözcüğünü kullandı. Gördüğü aslında yalnızca hücrenin ölü çeperiydi.
Hücreler tek başına bulunabilir (bir hücreliler, bakteriler, bir hücreli mantarlar, algler ve yüksek bitki ve hayvanların sperma ve yumurtaları). Çok hücrelilerde olduğu gibi, belirli bir görevi yapmak için farklılaşmış hücre grupları (dokular) şeklinde de bulunabilir. Çok hücrelilerin hücreleri birbirine hücre arası madde ile bağlanmıştır (kemik ve kıkırdakta olduğu gibi) ya da bu madde aracılığıyla ilişkidedir (kan ve lenfte olduğu gibi).
<******>resimKo("03.0251.3.rhesusmaymunu.jpg", 100, 99, "sag", "", 0, 0, " Rhesus maymunu", "")******>
| |
 |
 |
| Rhesus maymunu | En küçük boylu hücreler gametler, bakteriler ve parazit bir hücrelilerdir. Bazı silliler ve delikliler gözle görülebilir. En büyük hücre kuş yumurtasıdır. Bugün yaşayanlardan deve kuşunun yumurtası ile 100 sene önce Madagaskar'da yaşayan Aepyornis kuşunun sekiz litrelik yumurtası bilinen en büyük hücrelerdir. Bilinen en uzun hücreler ise aksonlarıyla birlikte 1 m kadar uzunluktaki bazı sinir hücreleridir.
Klonlama Tarihi
| 1938-1970 |
| 1938 |
Hans Speamann fantastik bir deney yapılabileceğini açıkladı. Klonlama diyebileceğimiz bu deneyde orata ya da geç evredeki bir embriyonun çekirdeği çıkarılarak bir yumurtaya aktarılıyordu. |
| 1952 |
Robert Briggs ve T. J. King ilk klonlama deneyini gerçekleştirdiler. İleri aşamadaki bir kurbağa yumurtasının çekirdeği pipetle çekilerek çıkarıldı ve başka bir kurbağa yumurtası içine aktarıldı. Ancak deney sonunda yumurta gelişmedi. |
| 1970 |
Aynı deney yine kurbağalar üzerinde John Gordon tarafından denendi. Daha iyi bir sonuç alındı. Kurbağa yumurtaları, iribaş olana kadar gelişti ama daha sonra öldüler. |
| |
|
| 1980'ler |
| 1984 |
Steen Willadsen, olgunlaşmamış koyun embriyo hücrelerinden yaşayan bir kuzu klonladığını açıkladı. Daha sonra Willadsen, inek, domuz, keçi, tavşan ve rhesus maymunu da kullandı. Bu deneylerde çok hücreli koyun embriyosundan çekirdek alınıp yumurta hücresine aktarılıyordu. Daha sonra hücre bölünmesi başlıyor, fetus oluşuyor ve gelişme devam ediyordu. |
| |
|
| 1990'lar |
| 1994 |
Daha gelişkin embriyo hücrelerinin ilk klonlamasını Neal First gerçekleştirdi. En az 120 hücrelik buzağı embriyosu klonlandı. Bu çok hücreli inek embriyosunun çekirdeği çıkarıldı ve çekirdek yumurta hücresine aktarıldı. |
| 1996 |
Ian Wilmut, Neal First'in deneyini koyunlar üzerinde yaptı. Ancak embriyo hücrelerinin çekirdeğini almak için hücrelerin duraklama dönemine gelmesini bekledi. Sonra çekirdekleri çıkarıp yumurta hücresine aktardı. |
| 1997 |
Dr. Wilmut, 6 yaşındaki bir koyunun meme hücresinden klon üretti. Bu defa çekirdek erişkin bir hücreden yani meme hücresinden alınıp yumurta hücresine aktarılmıştı. Dolly 277 yumurta içinde tek hayatta kalan kuzuydu. Dolly'nin oluştuğu hücre Ocak 1996'da birleştirilmişti. |
| 1997 Şubat |
Oregon Primat Merkezi'nden tek bir embriyo hücresinden iki rhesus maymunun klonlandığı haberi geldi. |
1998, 7 Ocak |
Tıp doktoru G. Richard Seed, o günlerde anne rahminden aldığı insan embriyosunu başka bir annenin karnına aktarıyordu. İnsan klonlamaya karşı duyduğu ilgiyi ilan etti. Bu konudaki hassas denge, ahlakî tartışmalara yol açtı. Tartışmalar sonucu Amerika Birleşik Devletlerinde insan klonlamaya karşı yasalar konuldu. |
| 1999 |
19 Avrupa ülkesi insanın genetik olarak kopyalanmasını yasaklayan sözleşmeyi Paris'te imzaladı.
 
|
|